Kasım20
Yolda yanınızdan geçen ya da yan masada oturan hiç tanımadığınız insanlarla büyük bir rahatlıkla konuşabilmeyi, birbirinize acılarınızı ve sevinçlerinizi anlatmayı istemez misiniz? Onlara güvenmeyi onların da size güvenmesini… istemez misiniz? Hiç tanımadığınız birine geri döneceğine emin olarak bir parayı ya da eşyayı ödünç vermeyi istemez misiniz? Aynı şekilde hiç tanımadığınız birisinden ihtiyacınız olduğunda birşeyleri ödünç almayı? Biriyle yüz yüze geldiniz. Onu hiç tanımıyorsunuz. Karşınızda somurtan, güvenmeyen, bir yabancı imiş gibi bakan bir yüz mü görmek istersiniz, yoksa size sonuna kadar güvenen, sıcak ve içten bir gülümsemeyle size bir tanıdıkmış gibi bakan bir yüz mü? Devamını okuyun »
Kasım20
Dindar kişi tanrı kelimesine, bir dua veya âyete kutsallık yüklüyor.Dindar kişi, inandığı ilâhi gücün veya tanrının her şeyin yaratıcısı ve sahibi olduğunu, hiçbir hakaretin de ona zarar veremediğini söyleyebilir. Öte yandan başka biri tanrısına hakaret edecek olursa, bu bir kavga nedeni olabilir. Bu toplumlar arasında oluyorsa savaş çıkabilir.Dindar kişiliğin çelişkisini görüyor musunuz?
Dindar bir insan için din ve tanrı denilen şey, çeşitli semboller ve görüntülerden oluşan ilginç ve karmaşık bir hayaldir. Yâni düşüncedir. Dindar kişi bunun farkında değil. Ve hayallerin nasıl başlangıçları varsa, sonları da var. Bunlar pekâla dindar kişi tarafından değiştirilebilir ve hatta darmadağın edilebilirler. Kişi bu hayallerle psikolojik bir bağ kurmuştur. Geleceğini, umutlarını, mutluluğunu bu hayallere bağlamıştır. Bu bağlar onun için yaşamsal olmuştur. Bu bağlar, belki kişinin en önemli sığınağıdır. Başa çıkamadığı sıkıntı, korku, acı, bunalım ve çıkmazlar yaşadığında, tatsız yaşantısına bir anlam veremediğinde, bu sığınakları kullanır.
Sığınaklar, dindar kişiliğin önemli bir parçasıdır Devamını okuyun »
Kasım14
“İşitmek” ile “dinlemek” arasındaki en büyük fark nedir sizce? Çevremizdeki bütün sesleri işitiriz ama sadece istediklerimizi dinleriz ve içselleştiririz. Fakat bilhassa günlük iletişimde dinlediğimizi düşündüğümüz insanları ne kadar etkili dinlediğimizden şüpheliyim. Bu şüphenin kaynağını şahit olduğum ve yaşadığımız iletişim sorunları oluşturuyor.
“Dinleme” nin tanımını yapmanızı istesem nasıl bir tanım yapardınız? Devamını okuyun »
Kasım14
Sosyal birer varlık olarak biz insanlar için sözlü ya da sözsüz olsun, iletişim daimi bir gerekliliktir. İletişim, duygu ve düşüncelerin belli bir amaca ulaşmak için karşımızdakilere aktarılmasıdır. İletişimin bir sanat olarak kabul edildiği çağımızda, bu sanatı hakkıyla icra edebilmemiz için belli kurallara uymamız, kanalların düzgün çalışmasına ve sosyal anlamda kendimizi daha rahat ve huzurlu hissetmemize yardımcı olacaktır. Devamını okuyun »
Ekim20
Hayatta öğrendiğimiz ilk tepkilerden biridir küsmek. Yemek yemeyiz annemiz küser. Uslu durmayız babamız küser. Sonra ne mi oluyor… İstediklerimiz olmadığında “uzat serçe parmağını küstüm seninle” diyen yetişkinler haline geliyoruz. Yemeğini yemediğin için ben sana küstüm, konuşmuyorum.” Kaç anne sık sık bu cümleyi kuruyor biliyor musunuz? Yemek olmazsa uslu durmak ya da anne babanın istediğini yapmadığı için küsülmekle tehdit edilen çocuklar büyüyor. Büyürken küsmeyi öğreniyorlar. Aslında küsmek çocuklara özgü bir davranıştır. Ama çocuklukları bittiğinde istediklerini yapmayanlarla, istedikleri gibi davranmayanlarla küsen erişkinler oluyorlar. Devamını okuyun »