Sinan'ca birkaç satır…

Birkaç kelime diyeceğim var….

“Uzat serçe parmağını, küstüm seninle!”

Ekim20

Hayatta öğrendiğimiz ilk tepkilerden biridir küsmek. Yemek yemeyiz annemiz  küser. Uslu durmayız babamız küser. Sonra ne mi oluyor… İstediklerimiz  olmadığında “uzat serçe parmağını küstüm seninle” diyen yetişkinler haline  geliyoruz. Yemeğini yemediğin için ben sana küstüm, konuşmuyorum.” Kaç anne sık  sık bu cümleyi kuruyor biliyor musunuz? Yemek olmazsa uslu durmak ya da anne  babanın istediğini yapmadığı için küsülmekle tehdit edilen çocuklar büyüyor.  Büyürken küsmeyi öğreniyorlar. Aslında küsmek çocuklara özgü bir davranıştır. Ama çocuklukları bittiğinde  istediklerini yapmayanlarla, istedikleri gibi davranmayanlarla küsen erişkinler  oluyorlar. Küsmenin anlamını biliyor muyuz? Neden küstüğümüzü ya da bize neden  küstüklerini?

Türk Dil Kurumu, küsmek fiili için ’1. Darılmak. 2. Görevini yerine  getirememek: Yemek zamanı geçerse mide küser. 3. mec. Gelişememek, büyüyememek:  Ağaç yerini sevmedi, küstü. 4. mec. Bir madde, herhangi bir sebeple istenilen  niteliğini yitirmek’ anlamlarını yazmış. Psikiyatri açısından baktığımızda  küsmek, pasif-saldırgan bir davranışın göstergesidir. Temelinde kızgınlığın,  öfkenin yattığı bir iletişim biçimi olarak tanımlanabilmekle beraber, aslında  iletişimsizliktir. Hoşnutsuzluğunu, hayal kırıklığını ya da öfkesini ifade  etmeyi öğrenemeyen kişi küser. Pasif-agresif kişilik özellikleri olan kişiler  küserek iletişim kurmayı yeğler. Size itiraz etmez, kendi fikrini söylemez ama  somurtur, küser. Bu şekilde sizi huzursuz etmeye ve hoşnutsuzluğunu anlatmaya  çalışır. “Niçin?” dersiniz, “Ne oldu?” dersiniz, susar. En iyi ihtimalle “Sen  nedenini biliyorsun,” der. Çoğu kez bilemezsiniz. Konuşmaya, iletişim kurmaya  çalışırsınız. Ve sonra siz de susarsınız.

KÜSEN ANNELER DAHA ÇOK SORUN YAŞIYOR

Çocuğunun davranışını nasıl kontrol edebileceğini, onunla nasıl iletişim  kuracağını bilemeyen ebeveynler, küserek, çocuklarına kendi iletişim  çaresizliklerini öğretmeye başlar. Çocuk büyürken öğrendiği bu yöntemi uygular.  O da istediğini yapmayan ebeveyne küsmeye başlar. Her küstüğünde, ebeveyn onun  söylemek istediklerini anlıyor diye düşünür. “Size küstüm,” diyerek odasına  giden çocuk, ebeveynelerinin gelip sorunu dinlemesini, anlamasını bekler.  Anlamadığı zaman bu küskünlük uzar gider. Üstelik çalışmalar gösteriyor ki,  çocuklarına küsen annelerin çocukları, çocuklarına sözel ya da fiziksel şiddet  uygulayan annelerin çocuklarına kıyasla daha fazla sorun yaşıyor. Annenin şiddeti bile bir ilgi biçimiyken, çocuğa küsmek ona kendini değersiz  hissettiriyor. Kendisine küsülen çocuklar Depresyon düzeyi, disiplin sorunları gibi birçok alanda daha çok sorun yaşıyor.

küsmek

Bizim bir atasözümüz var: Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış. Bunu daha  çok, küsen kişiyi önemsizleştirmek için kullanırız. Oysa çok daha yalın bir  gerçek taşır. Tavşanın niye kızdığını, kırıldığını, derdini söylemezse dağ nasıl  anlayabilir? Küsmenin nedenlerinden biri, duyguları anlatmak için küsmenin  yerine ne konulabileceğini bilmemektir. Küsen kişinin düşünmesi gerekir: “Küsmek  benim hangi ihtiyacımı gideriyor?” Bunun yanıtını bulabildiğinizde, küsmenize  gerek kalmaz. Sağlıklı iletişim kurma yollarını arayabilirsiniz. Bazen küsmeyip,  o en öfkeli halimizle bağıra çağıra konuşmak da yine küsmek kadar hatalı bir  tavırdır. İnsan kırgın ya da kızgın olduğunda bir süre karşısındakinden ayrışmak  ve kendine dönmek isteyebilir. Ama kendi içinde uzlaştıktan sonra sorun yaşanan  kişiyle iletişime geçilmelidir.

EBEVEYNLER ÇOCUKLARINA KÜSEMEZ

Küsmek, bir tür karşısındakini cezalandırmak amacı taşır. Oysa karşı taraf  niçin cezalandırıldığını anlayamayabileceği gibi, sizin sık kullandığınız bu  yöntem nedeniyle bıkmış ve sizi anlamaya çalışmaktan vazgeçmiş olabilir. İlişkiler yürümeyebilir. Bazen eşinizle, bazen sevgilinizle, kimi zaman  arkadaşınızla ilişkinizin şeklini değiştirmek isteyebilirsiniz. Yaşamınızda  önemli yer kaplamalarını, paylaşmalarını istemeyebilirsiniz. Bunun yolu  anlatmaktır. Darılmak, kırılmak, üzülmek, dile getirilebilir duygulardır.  Küserek anlatılamazlar. Çünkü küsmek bir iletişim biçimi değil, iletişimsizlik  biçimidir. İletişimsizlik kopukluğu, kopukluk terk edilmeyi, terk edilme ise  yalnızlığı getirir. Küskün yalnızlık seçilesi değildir. Ebeveynler çocuklarına  küsemez. Ebeveynin görevi anlatmak, açıklamak ve örnek olmaktır. Küsmenin bir  iletişim zorluğu olduğunu anlamadan büyüyenler, küskün bireyler olurlar. Aslında  söyleyecek çok şeyiniz olanı uzaklaştırmamak gerekir. Uzaklaştırdığınız kişiyi  unutabilirsiniz ama söylemek istedikleriniz, söylemeniz gerektiği halde  söyleyemedikleriniz hep sizinle kalır.

Yazan : Prof. Dr. Bengi Semerci / Sabah  Gazetesi

Kaynak :  http://www.kendinigelistir.com/uzat-serce-parmagini-kustum-seninle/#ixzz1bHL3kFz4

E-posta gizli kalacak.

Website örneği

Yorumunuz: