Sinan'ca birkaç satır…

Birkaç kelime diyeceğim var….

14 şubat nasıl sevgililer günü oldu ?

Şubat14

Sevgililer Günü yüzyıllarca süren bir çingene geleneğinden kaynaklanır. Milattan önce 4. yüzyılda Romalılar zamanında genç erkeklerin Tanrı Lupercus’a ulaşabilmeleri için her yıl özel bir ayin düzenleniyordu. 13-19 yaşlarındaki genç kızların isimleri bir torbaya konuluyor ve genç erkekler bu torbadan bir isim çekiyorlardı. Bu çiftler bir yıl boyunca, bir sonraki çekilişe kadar birlikte yaşıyorlardı. Hıristiyanlığın ilk zamanlarında din adamları bu 800 yıllık geleneğe son vermek için hikayeyi zamanlarına adapte ettiler. Tanrı Lupercus’un yerine de 200 yıl önce ölmüş olan piskopos Valentine’i koydular. Milattan sonra 270 yılında imparator olan Claudius evliliği yasaklamıştı. Devamını okuyun »

Mevlid Kandili (Kutlu Doğum)

Şubat8

Mevlid Kandili Nedir Anlamı bilgi ; İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Bu mübarek geceye “Mevlid Kandili” denir.
O’nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği İslâm dini ile dünya aydınlandı, tek Allah inancı ile kalpler nurlandı. Eşitlik, adalet ve kardeşlik geldi. O’na inanan toplumlar gerçek huzura kavuştu. O’nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.
Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı “Vesiletün’necat” olan mevlid kitabı O’nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir. Devamını okuyun »

İNSANLAR ARASINDAKİ GÜVENSİZLİK VE ÇÖZÜMÜ

Kasım20

Yolda yanınızdan geçen ya da yan masada oturan hiç tanımadığınız insanlarla büyük bir rahatlıkla konuşabilmeyi, birbirinize acılarınızı ve sevinçlerinizi anlatmayı istemez misiniz? Onlara güvenmeyi onların da size güvenmesini… istemez misiniz? Hiç tanımadığınız birine geri döneceğine emin olarak bir parayı ya da eşyayı ödünç vermeyi istemez misiniz? Aynı şekilde hiç tanımadığınız birisinden ihtiyacınız olduğunda birşeyleri ödünç almayı? Biriyle yüz yüze geldiniz. Onu hiç tanımıyorsunuz. Karşınızda somurtan, güvenmeyen, bir yabancı imiş gibi bakan bir yüz mü görmek istersiniz, yoksa size sonuna kadar güvenen, sıcak ve içten bir gülümsemeyle size bir tanıdıkmış gibi bakan bir yüz mü? Devamını okuyun »

İSTEMEK, HAZ, MUTLULUK

Kasım20
 Dilediğiniz her şeyin olmasını ister misiniz?Evet mi?Peki dilediğiniz her şeyin olmasını neden istersiniz? Yaşamınızın daha zevkli, daha renkli olacağını ve sizi mutlu edeceğini mi düşünüyorsunuz?Çok istediğiniz bir şeye sahip olduğunuzda veya çok istediğiniz bir iş olduğunda, bu sizi sevindirir ve size mutluluk verir mi? Veriyorsa bu sevinç ve mutluluk ne kadar sürüyor? Birkaç yıl, birkaç ay, birkaç gün? Yoksa birkaç saniye mi?
Süresi ne olursa olsun sevinç ve mutluluğunuz sonsuz değil. Mutlaka sona eriyor. Bazen de istediğiniz şey olduğunda bu sizi hiç mutlu etmez. Hatta kimisi size acı verir Devamını okuyun »

DİNDARLIK VE ÖZGÜRLEŞME

Kasım20

Dindar kişi tanrı kelimesine, bir dua veya âyete kutsallık yüklüyor.Dindar kişi, inandığı ilâhi gücün veya tanrının her şeyin yaratıcısı ve sahibi olduğunu, hiçbir hakaretin de ona zarar veremediğini söyleyebilir. Öte yandan başka biri tanrısına hakaret edecek olursa, bu bir kavga nedeni olabilir. Bu toplumlar arasında oluyorsa savaş çıkabilir.Dindar kişiliğin çelişkisini görüyor musunuz?
Dindar bir insan için din ve tanrı denilen şey, çeşitli semboller ve görüntülerden oluşan ilginç ve karmaşık bir hayaldir. Yâni düşüncedir. Dindar kişi bunun farkında değil. Ve hayallerin nasıl başlangıçları varsa, sonları da var. Bunlar pekâla dindar kişi tarafından değiştirilebilir ve hatta darmadağın edilebilirler. Kişi bu hayallerle psikolojik bir bağ kurmuştur. Geleceğini, umutlarını, mutluluğunu bu hayallere bağlamıştır. Bu bağlar onun için yaşamsal olmuştur. Bu bağlar, belki kişinin en önemli sığınağıdır. Başa çıkamadığı sıkıntı, korku, acı, bunalım ve çıkmazlar yaşadığında, tatsız yaşantısına bir anlam veremediğinde, bu sığınakları kullanır.
Sığınaklar, dindar kişiliğin önemli bir parçasıdır Devamını okuyun »

Dinlemek var, DİNLEMEK var

Kasım14

“İşitmek” ile “dinlemek” arasındaki en büyük fark nedir sizce? Çevremizdeki  bütün sesleri işitiriz ama sadece istediklerimizi dinleriz ve içselleştiririz.  Fakat bilhassa günlük iletişimde dinlediğimizi düşündüğümüz insanları ne kadar  etkili dinlediğimizden şüpheliyim. Bu şüphenin kaynağını şahit olduğum ve  yaşadığımız iletişim sorunları oluşturuyor.

“Dinleme” nin tanımını yapmanızı istesem nasıl bir tanım  yapardınız? Devamını okuyun »

« Eski Yazılar