Sinan'ca birkaç satır…

Birkaç kelime diyeceğim var….

Dil yalan söyler ama vücut asla!

Ekim20

Beceri sahibi olmak önemlidir, dahi olmak  ise olağanüstüdür. Ancak hepsinden daha değerli olanı doğru ilişki kurmaktır. Kişi söyleminin özünden farkını beden dili açıklar. İyi bir gözlemci  olmak bu farkı saptamanıza ve gerçeğe hızla yaklaşmanızı sağlar. Beden  dilini öğrendiğimizde gerek kendi beden  dilinizi daha rahat ve etkili  kullanarak gerekse insanların  davranışlarını “Hey, sanki zihnimi okuyor  gibisin!…” tepkisini  vermelerini sağlayacak kadar kolay yorumlayarak daha kolay  ve etkili  iletişim kuracaksınız.

El – El’in konumu : Savunma gerektirmeyen, içten  ortamlarda  eller görünür ve avuç içleri yukarıya doğru döner, açıktır.  Gerçek dışı söylemlerde eller saklı veya eylemsiz tutulma  “çabasındadır”.

Parmak : El-Bilek açıları kişi davranışlarının belirgin  anlatımıdır:
Doğrudan ve hedef gösteren işaretleme, saldırı-tehdidi;
Avuç  içlerinin gösteren yaklaşımlar, samimiyet-teslimiyeti;
Kendine dönük yukarı doğru açık parmaklar ile avuçlar yakarmayı-çaresizliği;
Aynı halin tek parmak  ve tek el ile yapılanı, masumiyet-ricayı;
Göğüste kavuşturulan kollar,  ellerin görünme oranına göre edilgen-etken savunmayı;
Oturulan yerde kaplanan  alan gücü; bu bağlamda el, kol, bacak hareket  dinginliği veya sıklığı, var olan  (konu, kişi-kişiler) ile uyumu dile  getirir.
El sıkışırken uzatılan eli  kavramamak, verme korkaklığını, gözü gözden kaçırmak ise bu özgüvensizliğin  derecesini belirler.

Ağız Göz Uyumu: Tiyatro maskesindeki kurallar aynen  geçerlidir.
Sorun yüz kaslarının istemli bir biçimde çarpıtılarak (Üst  kasların  gerilmesi içi ağlayan bir kişiye bile gülüyor, gülümsüyor izlenimi   verebilir. ) Duyguların saptırılmasındadır.

vücut yalan söylemezYolda Yürürken: Birlikte yürürken aynı hizada  olmamak konuşulan konudan rahatsız olunduğunun belirtisi olabilir.

Burun Kaşıma: Burun kaşıma beyaz yalanların belirgin   işaretidir. Bir şeyleri saklayanlar büyük bir olasılıkla gözlerine,   kulaklarına, dudaklarına daha sıkça dokunurlar. Yüzlerini elleriyle  örtenler,  genelde davranışlarına güvenmeyen ve/ya kendi söylediklerinden  emin  olmayanlardır.

Yutkunma: Kişinin öncelikle kendi söylediğine  inanmaması veya aşırı duygulanması, yutkunma refleksini arttırır. Bu  durum ileri  seviyelerde konuşmayı dahi zorlaştırır. “Boğazı(m)  düğümlendi” “Dili damağı kurudu” anlatımı da bu olgudan gelir. Bu  davranışın daha hafif belirtisi ise  dudak yalamaktır

 

Göz ve Hareketleri: Konuşma sırasında göz-temasından   kaçınma. Yine ciddi bir özgüven ve/ya kişilik sorununun belirtisidir.   Bakışların aşağı doğru kaçırılması ayrıca utanç veya eziklik  anlamındadır.  Konuşulan kişinin gözlerinden (yüzünden) başlayan ve hep  başka bir yön-noktada  biten bakışlar, konu ve dikkat saptırma gayretleri  olabilir. [Özellikle  eğitmen/öğretmenlerin, sunu yapanların bir konu  ve/ya görüntüye dikkat çekme  gayretli ayrı tutulmalıdır.]
İletişim sırasında açmaz düşenler ve/ya cevap  arayanların farklı iki  nokta arasında bakışlarını tekrarlamaları da sıkça  rastlanan  belirsizliklerdir.

Hızlı Konuşma: Hızlı konuşma, söylenenin yeterince   anlaşılmasına özen göstermeme, kelime ve son-ekleri yutma, yine kişinin  kendi  söylediğine kendisinin itibar etmemesi veya en azından olduğundan  farklı görünme çabası olarak algılanabilir.

Nefes Alıp Verme: Düşünülenden – olduğundan farklı  anlatımlar istemsiz bir davranış olan “periton” karın-zarı hareketlerine   dolayısıyla sık ve düzensiz nefes alıp vermeye neden olur. Bu durumla   düşünülenin söylem sırasında ani değişiklikleri sırasında da sıkça   karşılaşılır. Olduğundan farklı davranış belli ölçüde gerginliğe neden   olacağından, bir diğer anlatımla savunma mekanizmasını istemsiz olarak   çalıştıracağından, nefes alıp-verme işlemi karında değil üst göğüs  hizasında  gerçekleşir.

Gülme: Pek çok insan yalan söylediğinde ilk başta  rahatlar.  bunun etkisi sesine de yansır. Yüksek sesle konuşur ve daha  neşeli olur. Ancak  sonrası yukarıdaki gibidir. “Gülme” halindeki  korkuyu, güvenin geçiciliğini  ancak söylenenlerin birlikte  değerlendirilmesi, gülme sırası ve sonrasındaki  bakışlar ile sınamak  mümkündür.

“Psiko-Somati”: Söylenin – yaşananın olumsuz   düşündürdükleri (Kişinin o anki “psiko” su) vücutta kanın mide  bölgesinde  (somat-stomach) toplanmasına neden olur. Yüz beyazlaşır, mide  üstünde ciddi bir  basınç oluşur, hatta hiç bir fizyolojik neden yokken,  kusma’ya kadar varan  davranışlar sergilenebilir.

Kaynak :  http://www.kendinigelistir.com

E-posta gizli kalacak.

Website örneği

Yorumunuz: