Sinan'ca birkaç satır…

Birkaç kelime diyeceğim var….

İNSANLAR ARASINDAKİ GÜVENSİZLİK VE ÇÖZÜMÜ

Kasım20

Yolda yanınızdan geçen ya da yan masada oturan hiç tanımadığınız insanlarla büyük bir rahatlıkla konuşabilmeyi, birbirinize acılarınızı ve sevinçlerinizi anlatmayı istemez misiniz? Onlara güvenmeyi onların da size güvenmesini… istemez misiniz? Hiç tanımadığınız birine geri döneceğine emin olarak bir parayı ya da eşyayı ödünç vermeyi istemez misiniz? Aynı şekilde hiç tanımadığınız birisinden ihtiyacınız olduğunda birşeyleri ödünç almayı? Biriyle yüz yüze geldiniz. Onu hiç tanımıyorsunuz. Karşınızda somurtan, güvenmeyen, bir yabancı imiş gibi bakan bir yüz mü görmek istersiniz, yoksa size sonuna kadar güvenen, sıcak ve içten bir gülümsemeyle size bir tanıdıkmış gibi bakan bir yüz mü? Gece kapınızı hiç kilitlemeden, size bir zarar gelmeyeceğine emin olarak rahatça uyumak. Yabancı bir ülkede kapısını çaldığınız herhangi bir evin sizi memnuniyetle içeri kabul etmesi. Ürettiği silahlara alıcı bulamayan kişilerin, insanlara faydalı başka işler yapması.
Bütün bunları ve çok daha fazlasını istemez misiniz? Öyle bir dünya gerçekten tadına doyulmaz ve yaşamaya değer olmaz mı? Söylediklerimiz sâdece bir hayal mi? Yoksa asıl olması gereken mi? Kendimizin sâdece bir beden olduğuna inandık. Bu inanç bizi, ailemizdeki insanlar dâhil diğer herkesin bizden ayrı ve yabancı oldukları anlayışına götürdü.Bu sonuç gâyet doğal. Çünkü yaşam, “ben” üzerine kuruludur. Ve “ben” sâdece kendisi için çalışır. Bu, “ben”in doğasıdır. O halde şunu açıkça görebiliyor muyuz.Bir insan romantizmi ve kör duygusallığı bir kenara bırakıp baktığında en çok kime güvenir ve zarar gelmesini istemez? Kendisine değil mi?
Ayrılık ve yabancılaşma, diğer insanların ve geri kalan tüm varoluşun “sizden” ya da “sizden bir parça” olduğu hissiniz olursa ortadan kalkabilir. Dolayısıyla da güvensizlik ortadan kalkmış olur. Peki böyle bir şey gerçekten var mı?Evet, var. Çünkü tüm insanlar ve geri kalan tüm varoluş, ayrı görünmelerine rağmen aslında hepsi tek bir bedendir. Evet, yanlış okumadınız. BÜTÜN İNSANLAR DâHİL TÜM VAROLUŞ, TEK BİR BEDENDİR. Bu söz size tuhaf, saçma veya anlaşılması imkânsız gelebilir. Bu normal. Çünkü kelimeler ve cümleler zâten herhangi bir şeyi anlatamaz. Onların böyle bir yetenekleri hiç yoktur. Onlar sâdece işaret edebilirler. Anlamak, ancak ve ancak tam farkındalık işliyorsa mümkündür. Tam farkındalık, yarattığımız bütün ayırımcı ve bölücü anlayışların tamamen hatalı olduğunu ve sâdece diğer insanlarla değil, tüm yaratılışın her zerresi ile bir olduğunuzu size gösterir. Bunu gördüğünüzde ne bir insana, ne bir hayvana, ne bir ağaca, ne havaya, ne suya artık zarar vermezsiniz. Artık güvensizlik üretmezsiniz. Diğer insanların size olan güveni birdenbire yükseliverir.

Tam farkındalık, insanlar arasında ne kadar yaygınsa, birbirlerine olan güven de o kadar yaygın olur.

 

Alintidir…

“İNSANLAR ARASINDAKİ GÜVENSİZLİK VE ÇÖZÜMÜ”

1 Yorum
  1. 18 Şubat 2012 saat 20:45 Un inconnu... diyor ki:

    Otekilestirdikce.. otelestik. Sanirim bu “guvensizligi” asabilmek pek kolay olmasa gerek.Insanoglu kendine yabancilasti cunku. Kendi benligimizden baslayarak cozmeye calisirsak eger sorunu o vakit digerlerini anlamak daha kolay olacaktir. Farkli olmadigimizi, aslinda ortak endiseler tasidigimizi anlamamizi saglayacaktir. Ben ve ” digerleri ” var, ben kendi sinirlarim icinde yasarim, ve o kadar bireysel bir duzen oturmaya basladi ki, neredeyse yalniz yasayabilecegimize inanir olduk. “Ben” digerlerinden bir parcayim diyebildigimiz zaman anlariz belki otekinin de bizden bir parca oldugunu. Guvensizlikler..sinirlar o zaman asilabilir… bir adim olabilir en azindan.

    Tesekkur ediyorum ayrica bu guzel paylasim icin.Aksam aksam dusunduruverdi beni:) kendimce fikirlerimi paylasmak istedim…dogru veya yanlis…

E-posta gizli kalacak.

Website örneği

Yorumunuz: