Sinan'ca birkaç satır…

Birkaç kelime diyeceğim var….

Hayattaki seçimleriniz

Aralık24

Ne yapardınız…? Kararı siz verin. Komik bir cümle beklemeyin, çünkü yok. Yine de okuyun. Sorum şu: “Aynı kararı siz verir miydiniz?”

Okuma ve öğrenme zorluğu çeken cocuklara özel eğitim veren bir okul icin bağış toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konusma yaptı. Okula ve kendini adamis ogretmenleri kutladiktan sonra soyle bir soru sordu: ‘Disardaki etkenler tarafindan etkilenmedikce doga herseyi mukemmel bir sekil ve sirada yapiyor. Ama yine de oglum Shay, diger cocuklarin ogrendikleri gibi ogrenemiyor. Diger cocuklarin anlayabildikleri gibi anlayamiyor. Oglumda dogal olmasi gerekenler seyler nerede?’

Bu soru karsisinda dinleyiciler sessiz kaldilar.

Baba devam etti. ‘Ben inaniyorum ki, dunyaya fiziksel ve zeka engelli Shay gibi bir cocuk geldiginde, gercek insan dogasi kendini gosterme firsatini buluyor ve bu da insanlarin o cocuga davranis sekillerinde kendini gosteriyor.’

Ve sonra asagidaki hikayeyi anlatmaya basladi:

Shay ve babasi bir gun parkta Shayin tanidigi birkac cocugun baseball oynadiklarini gorduler. Shay sordu, ‘Acaba oynamama izin verirler mi?’ Shay’in babasi cogu cocugun Shay gibi bir cocugun takimlarinda oynamasini istemeyeceklerini ama ayni zamanda eger ogluna izin verirlerse oglunun o cok ihtiyacini duydugu, engellerine ragmen baskalari tarafindan kabul edilmenin ozguveni ve sahiplenme duygusunu verecegini de biliyordu. Shay’in babasi cocuklardan birinin yanina yaklasti ve (fazla birsey beklemeyerek) Shay in oynayip oynayamayacagini sordu. Cocuk soyle danisabilecegi birilerine bakti ve sonra ‘Su anda 6 sayi gerideyiz ve oyun  sekizinci turunda. Herhalde takima girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya calisirim’ dedi.

Shay buyuk bir gayretle takimin yanina gitti ve yuzunde kocaman bir gulumseme ile takim t-shirtini giydi. Babasi gozunde yas, kalbi sicak duygularla dolu onu izledi. Cocuklar oglunun kabul edilmesinden dolayi babanin mutlulugunu gorduler. Sekizinci turun sonunda Shay’in takimi birkac puan kazandi ama hala 3 sayi gerideydi. Dokuzuncu turun basinda Shay eldiveni eline gecirdi ve sag acik sahaya cikti. Ona dogru hic top isabet etmemesine ragmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasi ona  tribunlerden el salladigini gordugunde yuzunde kocaman bir gulumseme vardi. Dokuzuncu turun sonunda Shay’in takimi yine puan kazandi. Simdi butun kaleler doluydu, oyunu kazanma sansi ortaya cikmisti ve topa vurma sirasi Shay’e gelmisti.

Bu noktada Shay’in vurucu olmasina izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almaliydilar? Sasirtici bir hamleyle Shay’e sopayi verdiler. Herkes topa isabet ettirme sansinin sifir oldugunu biliyorlardi cunku birakin topa  vurmayi Shay sopayi bile elinde tutmasini bilmiyordu.

Ama Shay sahaya ciktiginda top atici, diger takimin kazanma sanslarini bir kenara birakarak Shay’e bu firsati tanidiklarini gorunce birkac adim one giderek yumusak bir sekilde topu Shay’e dogru firlatti. Ilk topa Shay  zorlukla sopayi savurdu ama iskaladi. Atici tekrar birkac adim one dogru geldi ve topu yine yumusak bir sekilde Shay’e dogru atti. Shay sopayi savurdu ve hafifce topa dokunarak yere aticiya dogru vurdu.

Oyun simdi bitecekti. Atici topu yerden aldi ve ilk kaledeki adamina kolaylikla atabilecek ve Shay’i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti.

Ama atici topu aldi ve ilk kaledeki adaminin basinin uzerinden diger takim arkadaslarinin erisemeyecegi yere firlatti. Tribunlerdeki herkes ve iki takimda bagirmaya basladilar, ‘Shay, ilk kaleye kos, ilk kaleye kos!’ Shay hayatinda hic bu kadar uzaga kosmamisti ama ilk kaleye gidebildi. Saskinliktan buyumus gozleriyle yere coktu.

Herkes bagirmaya devam etti, ‘Ikinci kaleye kos, ikinci kaleye kos’ Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye kosabildi. Shay ikinci kaleye geldigi sirada acik sahada diger takimdan biri topu almisti … takimin en kucugu olan bu cocuk kahraman olma sansini elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamina atabilirdi ama top aticisinin niyetini anladigindan o da kasitli olarak topu ucuncu kaledeki arkadasinin basinin uzerinden atti.

Herkes bagiriyordu, ‘Shay, Shay, Shay, butun yolu kos Shay’

Karsi takimdan birinin yardim ederek onu ucuncu kaleye dogru dondurmesiyle Shay ucuncu kaleye kosabildi, ‘Ucuncuye kos! Shay, ucuncuye kos!’

Shay ucuncuye gelirken diger takimdaki cocuklar ve seyirciler ayaga kalkmislardi ve bagiriyorlardi, ‘Shay, hepsini kos! Hepsini kos!’ Shay hepsini kostu ve oyunu takimi icin kazanan bir kahraman olarak herkes tarafindan alkislandi.

’O gun’, dedi babasi, gozlerinden yaslar asagiya dogru suzulerek,’iki takimdaki cocuklar da dunyaya bir parca sevgi ve insanlik getirmeyi  basardilar’.

Shay bir sonraki yaza yetisemedi. O kış öldü. Bir kahraman oldugunu ve babasini mutlu ettigini, ve eve geldiginde annesinin de gozyaslari icinde onu kucakladigini asla unutmadi.

Son NOKTA: E-mail ile hic dusunmeden binlerce fikra yolluyoruz, ama hayattaki secimler konusunda mesaj oldugunda insanlar tereddut ediyorlar.

Bunu size yollayan kisi hepimizin bir farklilik yaratabilecegimiz inancini tasiyor. Hepimizin her gun binlerce firsati olabiliyor ‘dogal olan seyleri’ gerceklestirmek icin.

Bilgin bir adam bir zamanlar demiski: her toplum, kendilerinden daha az sansli olanlara nasil davrandigiyla degerlendirilir.

Simdi iki seceneginiz var :
1. Delete (Sil)
2. Forward (İlet)

Gununuz bir Shay gunu olsun!

Kaynak: http://www.kendinigelistir.com

E-posta gizli kalacak.

Website örneği

Yorumunuz: